|
KÖYÜMÜZÜN TARİHİYLE İLGİLİ YENİ BİLGİ |
|
|
|
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 26 Aralık 2010 09:39 |
|
KÖYÜMÜZÜN TARİHİ Daha önce konuyla ilgili yazdığımız yazının birinde “rivayetlere göre köy üç yüz yıl önce iki çoban tarafından kurulmuş ve 1904’den sonra idari birim olarak köy statüsüne kavuşmuştur” demiştik. Tarih bilimi de diğer bilimler gibi zamanla yeni bilgi ve belgelerin ortaya çıkmasıyla beraber değişebilir. Hiçbir bilim ilânihaye yani sonsuza kadar sabit kalmaz zamanla bilgiler değişebilir. Ataeymir İlköğretim Okulunun sitesinde yer alan bilgiler köyümüzün tarihinin üç yüz yıllık değil daha eski olduğunu ortaya koyduğu için bizde değişikliği yazalım okuyanlar bilgilensinler istedik. Köy Aydın vilayeti, Yenişehir (Karacasu) kazası, Geyre Nahiyesi, Ataeymir köyüne bağlı bir mahalle olarak 1426’da Aydın Oğulları Beyliğinden Osmanlılara geçer. 1470 Tarihli Tahrir Defterine göre Seki Köy’ünde 42 Hane tespit edilmiştir. Nüfus tahminlerinde 1 hane 5 kişi hesap edildiğinden bu 42 hane 210 kişi yapmaktadır. Üstelik bu tarihte Korgoz köyünün bir yerleşim merkezi olduğunu ve orada da 70 kişi yaşadığını öğreniyoruz. Bu tarihte 2416 Akçe vergi verildiği ve bunun 220 akçesinin Seki köy suyundan iki gün iki gece su şerbi var, gelir. Şeklinde yer aldığını görüyoruz. 1478 Tarihli defterde ise köy nüfusunun 170’e Korgoz köyü nüfusunun da 60’a düştüğünü görüyoruz. 1530 tarihli deftere göre ise köy nüfusu 225’e çıkarken Korgoz köyü 55’e düşmüştür. 1573 Tarihli deftere göre buradan toplanan vergiler arasında bostan öşrü, zeytin öşrü, kendir, yonca, börülce, burçak gibi bitkilerin öşürü geçmektedir. Demek ki zeytincilik ta o zamanlarda varmış. 1573 Tarihli deftere göre köy 6.708 akçe vergi verirken Korgoz köyü 8.068 akçe vergi ödemiştir. Buradan anlıyoruz ki hayvancılık orada daha yaygın olduğundan onların vergisi daha fazla çıkmış. 1844 Tarihli defterde palamudun önemli bir sanayi maddesi olduğu anlaşılmaktadır. Palamudun kantarı (230Kg) 20 kuruşa kadar çıktığı görülmektedir. |
|
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 26 Aralık 2010 08:36 |
Sevgilli Sekililer, Ziyaretçi defterine bir virüs bulaşmış, dünyanın değişik ülkelerinden reklam mesajları gelmeye başlamıştı. Problemi gidermek uzun zaman aldı. Önceki kayıtları ve değerli mesajlarınızı silmek zorunda kaldım. Yeni yorumlarınızı ve katkılarınızı bekliyoruz. |
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 28 Ağustos 2010 21:58 |
Sevgili Sekililer,Bilenler bilir, Mestan Abi fırın ustasıdır. Türkiyenin değişik yerlerinde birçok fırın yapmıştır ve yapmaktadır. Yaptığı işleri göstermek ve daha da tanınmak amacıyla kendine bir site yapmış. Biz de buradan duyuralım dedik. Sitenin adresi aşağıda. Dileyenler gözatabilir.Mestan Abi'ye işinde başarılar dileriz. |
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 12 Ağustos 2010 09:39 |
|
PAKİSTAN Hint yarımadasında yer alan ve onun için uzun bir süre Hint Müslümanları olarak adlandırılan ancak 1947’de bağımsızlığına kavuşan, son yıllarda sık sık suikastlarla sarsılan, (bunların arasında Cumhurbaşkanı Ziya Ül Hak(1988) Başbakan Benazir Butto(2006) gibi üst düzey devlet görevlileri) ve kanlı saldırılarda hayatlarını kaybeden binlerce insan. Pakistan özellikle Kurtuluş Savaşında Milli Mücadeleye verdiği katkılarla bilinir ve hatırlanır. Prof Dr. Mim Kemal ÖKE’nin Kurtuluş Savaşı ve Uzakdoğu Asya Milletleri kitabı ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili yazılan kitaplarda bu konunun tafsilatı ve belgeleri yayınlanmıştır. İstanbul aynı zamanda Hilafet Merkezi olduğu için buranın kurtarılması amacıyla sık sık yardım kampanyaları düzenlenmiştir. Bu kampanyalarda evladını köle olarak satıp parasını gönderen analar, nikâh alyanslarını bağışlayan yeni evli gelinlere kadar nice yardım hikayeleri okuruz. İngiltere’de Tıp eğitimi gören Pakistanlı Müslüman gençler eğitimlerini yarıda bırakarak Anadolu’ya koşmuşlar ve cephe hastanelerinde görev alarak kardeşlerini kurtarmak için mücadeleye atılmaktan çekinmemişlerdir. Gene İngiliz Hükümetlerini zor durumda bırakmak için boykot, yürüyüş vb. çeşitli eylemlerle Anadolu için çalışmışlardır. |
|
Devamını oku...
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 07 Haziran 2010 15:56 |
|
"Radyonun geleceği yok" Lord Kevin - İskoçyalı fizik alimi
"Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi."
Charles H. Duell - Amerikan Patent Dairesi Başkanı 1899
"Deniz altıların savaşta ne ise yarayabileceğini anlayamadım.En fazlasından mürettebatın boğularak ölmesine sebep olabilir."
H. G. Wells - yazar 1901
"Atlar her zaman kullanılacaktır. Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir."
Henry Ford'un kredi talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka müdürü 1903
"Uçaklar hoş oyuncaklar. Ama askeri bir değerleri yok."
Maresal Ferdinand Foch, I.Dünya Savası'nda Fransız Orduları Başkomutanı 1911
"Artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?"
Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi. O sıralarda yeni icat edilen sesli film hakkında 1927
"Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her aksam böyle bir kutuya bakmak istemez."
Daryik F. Zanuck - Twenty Century Fox'un başkanı 1944
"Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar."
Popular Mechanics Dergisi – 1949
"Sound'larını beğenmedim, ayrıca gitar gruplarının modası geçti."
Decca Record Plak Firmasinin bir yöneticisi. Beatles'lar hakkında – 1962
"İnsanların büyük çoğunluğu için tütün tüketimi gayet sıhhi bir şeydir."
Doktor Ian G. McDonald, Operator – 1963
"İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için herhangi bir neden göremiyorum."
Kenneth Olsen, Digital Equipment Corp.'un (bir bilgisayar firması) başkanı - 1977
|
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 06 Şubat 2009 00:31 |
|
Kimi çoktan rahmetli oldu, kimisinin burdaki halinden eser kalmadı. |
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Salı, 27 Nisan 2010 18:46 |
Asmak : Sözlü günü yapılan gezi
Cesur : Kopya çeken kimse
Çöp Kutusu : Basket potası
Dalga Geçme : Ders... dinleme
Disiplin : Öğretmenin kozu
Esnemek: Ders esnasında ortaya çıkan bulaşıcı hastalık
Felç: Karnenin alınmasıyla baş gösteren hastalık
Gardiyan: Nöbetçi öğretmen
Hastalık: Mazeret
Hayır Sever: Kopya veren
|
|
Devamını oku...
|
|
Atilla DÖNMEZ tarafından yazıldı
|
|
Salı, 21 Ekim 2008 22:24 |
Okudunuz mu bu yazıya, gonuşmularımıza annadıvedim, okun gari. DİLİMİZ Denizli şivesi Türkçede en dikkat çeken hatta anlaşılması en güç şivelerdendir. İlk defa duyanlar başlangıçta kesinlikle hiçbir şey anlamazlar. Köyden köye, yöreden yöredeğişse de Denizli şivesinin her yerde kullanılan ortak şekilleri vardır:
|
|
Devamını oku...
|
|
Halil KÖKEN tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 11 Nisan 2010 08:29 |
|
DÜNYANIN EFENDİSİ
Kimi insanlar yaşamış o günkü dünya nüfusu içinde herhangi bir fert gibi adı sanı unutulmuş, kimi insanlar sadece belli bir bölgede belli bir coğrafyada adını duyurmuş ve ancak o bölgeye veya döneme ilgi duyanlar bilir, kimi insanlar da bütün zaman ve mekâna adı sanı yayılmıştır.
Kimi insanlar vardır adını duyduğunuzda en azından içinizden buğuz edersiniz o kadar kötüdür. Kimi insanlarda vardır ki adı anıldığında dünyanın en kıymetli misafiri geldiğinde nasıl davranacağınızı bilemediğiniz gibi onu nasıl anacağınızı bilemezsiniz. Kimi insanlar vardır davetsiz misafir gibi gelişinden memnun olmaz bir an önce gitsin diye iç geçirirsiniz. Kimi insanlarda vardır ki onu dört gözle aşığın maşukunu beklediği gibi beklersiniz.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 10 |